Posts Tagged ‘4’

Phproxy

Saturday, June 7th, 2008


Phproxy Scripti Genel Açıklama

Phproxy scripti internet sitelerinde kurulan proxy sitelerinin çoğunda kullanılır.En çok rağbet gören proxy scriptidir.Kodlaması PHP dilindedir.Scripti ücretsiz olarak PHProxy adresinin üst sütununda bulunan Download (Yükle) yazısına tıklayarak gerekli bağlantılardan scripti indirebilirsiniz.


Dış Bağlantılar

  • Google.com | Ücretsiz Proxy Hizmeti Veren Siteler

Google üzerinden ulaşamazsanız..

  • Gizlen.net
  • TRProxy.net | Ücretsiz Proxy hizmeti

Yapımcı Site

  • Phproxy Script Yapımcı & Dağıtımcı Site

Ayrıca buradan ücretsiz dağıtılan PHProxy scriptine tema beğenerek kurduğunuz proxy sitesinin görselliğini arttırabilirsiniz.

  • Phproxy temaları

Bölümlere ayırma

Friday, May 30th, 2008

Bölümlere ayırma, bilgisayarda sabit disk üzerinde işletim sistemlerine özgü mantıksal formatlamaya izin veren mantıksal bölümlerin oluşturulması, bilgisayar mühendisliğinde sabit disk sürücüsünün bölümlere ayırılması ile gerçekleştirilir. Diskin bölümlere ayrılması mantıksal hacim yönetiminin önünü açan bir tekniktir.

Konu başlıkları


Amaç

Bölümlere ayırma işlemi, çoklu dosya sistemlerinin tek bir hard disk üzerinde gerçekleştirilebilmesine olanak sağlar.

Bu işlemi gerçekleştirme nedenleri:

  • Teknik kısıtlamalar (örneğin Microsoft FAT dosya sisteminin eski versiyonları belirli miktarda sabit disk alanını adresleyebiliyordu. Eski PC BIOS bir sabit diskin 1024′üncü silindirini geçen işletim sistemlerinin boot edilmesine izin vermiyordu).
  • Bir bölüm bozulduğunda diğer bölümler etkilenmez.
  • Bazı işletim sistemi (örneğin Linux) swap dosyası sabit disk üzerinde normalde kendisi için ayırdığı bir bölümdür. Çift boot konfigürasyonlu sistemlerde işletim sistemleri aynı swap bölümünü kullanır ve disk alanından tasarruf edilir.
  • Aşırı büyüyen dosyaların tüm sistemi kullanılamaz hale getirebilme ihtimali kendi bölümlerinde tutulmaları sayesinde önlenir, alan dışına çıkma problemi sadece tek bölüm ile sınırlandırılır.
  • İki işletim sistemi, aynı bölüm üzerinde yer alamadığı ya da kendilerine özgü değişik disk formatları kullanmaları durumunda, sürücü farklı işletim sistemleri için mantıksal disk bölümlerine ayrılır.
  • Çoğu dosya sistemleri, diskte bulundukları bölümün boyutu ile orantılı değiştirilemez büyüklükteki kümelerden (cluster) oluşan dosyaları yazar. Dosyanın büyüklükleri bu kümelerin çarpanı olmadığı durumlarda, küme grupları içindeki son küme kullanılamaz. Küme kullanan dosya sistemleri, hafızada kapladıklarından daha fazla yeri disk üzerinde kaplar ve disk üzerinde ayrılan daha büyük bölümler daha fazla yerin israf edilmesi anlamına gelir. Bu nedenle diskin küçük bölümlere ayrılması yerden kazandırır.
  • Her bölüm, farklı gereksinimlere göre uyarlanabilir. Örneğin nadiren yazılan bir bölüm salt oku olarak tanımlanır. Çok küçük dosyalar olması istenirse çok inodelara sahip dosya sistemi kullanılabilir.
  • Unix çalıştıran çok kullanıcılı sistemlerde kullanıcıların sabit bağlantı saldırılarını engellemek için /home ve /tmp dizinleri sistem dosyalarının bulunduğu /var ve /etc. gibi dizinlerden ayrılmalıdır.


Bölümlere ayırma yöntemleri


Microsoft Windows

Windows’da standart bölümlere ayırma yöntemi, işletim sistemi, veriler ve programların yer aldığı tek bir C: sürücüsü olacak şekilde tek bölüm ayrılmasıdır. Ancak bir bölümde işletim sisteminin bulunduğu diğerlerinde ise veri ve uygulamaların tutulduğu çoklu bölümlerin oluşturulması salık verilir. Mümkünse, farklı bir bölüm takas dosyası (paging file) için ayrılmalıdır. Önceden yapılan bölümlere ayırma işlemi ile C: sürücüsüne işletim sistemi yüklenmelidir. Ayrıca C: sürücüsünün olmadığı konfigürasyonlar tanımlanabilir. Bu durum, kötü tasarlanmış virüslerin ve trojanların sistem dosyalarını değiştirerek sistemi ele geçirmelerine engel olur. “Benim Dosyalarım” klasörü veya özel bir kalsör tüm bir bölümü kaplayacak şekilde de tanımlanabilir.


UNIX

Unix tabanlı ve Unix türevi Linux gibi işletim sistemlerinde bölümlere ayrılma işlemi
/, /boot, /home, /tmp, /usr, /var, /opt ve swap gibi farklı bölümler oluşturur. Bu durum bir dosya sistemi bozulduğunda, diğer bölümlerde kayıtlı verilerin bozulmasını engeller ve veri kaybını minimuma indirir. Sürücünün değiştirilemez boyutlu küçük bölümlere ayrılmasının dezavantajı da vardır: Örneğin bir kullanıcı /home bölümünü doldurabilir ve diğer bölümlerde kullanılmayan yerler olmasına rağmen hard diskte kullanabileceği yer kalmaz. Kullanıcının önceden ne kadar kullanacağını ön görmesi gerekir ki bu da bazı durumlarda kolay olmaz.

Tipik masaüstü sistemleri tüm dosya sistemini içeren ve ayrı bir swap bölümü tanımlayan “/” root bölümünü kullanır. /home bölümü, diğer verilere dokunmadan yeni bir Linux dağıtımının kurulmasına olanak sağlaması açısından faydalıdır.


Yardımcı programlar

  • Apple’ın Disk Utility
  • GNU Parted, fdisk, and cfdisk
  • Symantec’in PartitionMagic
  • Mandriva’nın DiskDrake
  • Acronis’in DiskDirectorSuite
  • TeraByte Unlimited’in BootIt NG
  • Microsoft’un DiskPart ve FDISK
  • DIY DataRecovery’nin DiskPatch
  • Ranish Partition Manager
  • FIPS
  • VCOM’un Partition Commander
  • Paragon Software’in Paragon Hard Disk Manager
  • Maxtor’un Maxblast (Maxtor Diskler için)
  • Western Digital’in Data Lifeguard Tools (Western Digital diskler için)
  • Seagate’in Discwizard (Seagate Diskler için)
  • Coriolis Systems’in iPartition


Dış bağlantılar

  • partitioning primer
  • QTParted, a partition manager.
  • GParted, a partition manager
  • Simple partition instructions
  • GNU Parted, a command line partition manager
  • http://tldp.org/HOWTO/Partition/index.html
  • Andries Brouwer’s partition types list
  • Minimal Partition Table Specification
  • Linux Partition HOWTO
  • EFI specifications at Intel
  • Microsoft discussion of GPT support on x64 and x86 platforms
  • ATA Hard Drive Addressing and Capacity Limits

Mite

Thursday, May 22nd, 2008

İnsan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir canlı türüdür. İnsan vücudunda milyarlarca mite(akar) yaşamaktadır. Nemli bölgelerde yaşayan ve astıma sebebiyet veren miteler, mikroskop aracılığıyla görülebilir. 55 mikron boyutuna kadar büyüyen miteler vardır.

Teknik futbolcu

Thursday, May 15th, 2008

Futbol takımlarında mücadele etmeyen, koşmayan ama futbol zekası yüksek ve genellikle
iki ayagını da iyi kullanan oyunculara verilen addır.
teknik futbolcular genellikle orta saha oyuncusudur.Ronaldinho gibi oyunculardırfakat en iyi teknik oyuncular ortasahada fakat içe dogru oynar Ronaldinho bunlara örnektir.teknik futbolcunun futbol zekası yütksek olmalıdır bu birinci şarttır ikinci şart ise çok hızlı olması ve çok hızlı oymamasıdır teknik futbolcular hem sağ
hem de sol ayagını çok iyi kullanmak zorundadır. Teknik oyuncular çalımıda çok iyi atmalıdır dar ve açık alanda tehlikeli olmalıdır ve asıl görevleri gol attırmaktır

CD yazıcı

Monday, May 12th, 2008

CD yazıcı, CD’lere bilgi kaydedilmesini sağlayan elektronik cihaz. CD yazıcılar, CD’leri hem okuyabilir, hem de CD’lere yazabilirler. CD sürücü’lere göre biraz pahalıdırlar.

CD yazıcılar iki tür CD’ye kayıt yaparlar:

  1. CD-R (yazılabilir)
  2. CD-RW (tekrar tekrar yazılabilir)

CD yazıcı yalnızca CD üzerine yazmaya değil, CD okumaya da yarar. Böylece bu tür bir sürücü aynı zamanda bir CD-ROM sürücü olarak da kullanılabilir. CD yazıcının in asıl avantajı ucuzluğu ve uzun ömürlülüğüdür. Günümüzde özellikle 32×32x52 şeklinde ifade edilirler. 32×32x52 şeklindeki ifade o CD yazıcısının 32 hızlı CD-R yazma, 32 hızlı CD-RW yazma ve 52 hızlı okuma özelliklerine sahip olduğunu gösterir.

Fenerbahçe 1961-62 Sezonu

Thursday, May 1st, 2008


1961-1962 Sezonunda Avrupa Kupalarında Fenerbahçe


1961-62 Sezonu Fenerbahçe’nin Golcüleri

Sıra Futbolcu Gol
1. Lefter Küçükandonyadis 14
2. Şeref Has 9
3. Yüksel Gündüz 9
4. Selim Soydan 8
5. Mustafa Güven 5
6. Can Bartu 4
7. Hilmi Kiremitçi 3
8. Kadri Aytaç 3
9. Hüseyin Yazıcı 2
10. Necati Toker 2
11. Özer Kanra 2
12. Naci Erdem 1


1961-62 Sezonu Puan durumu

Takım Puan Maç G B Y G+ G- Avr.
1. 57 38 23 11 4 52 18 34
2. 53 38 23 7 8 64 30 34
3. 48 38 16 16 6 48 24 24
4. 46 38 18 10 10 44 35 19
5. 42 38 17 8 13 46 51 -5
6. 41 38 16 9 13 57 47 10
7. 41 38 12 17 9 46 42 4
8. 41 38 14 13 11 48 53 -5
9. 39 38 12 15 11 44 41 3
10. 36 38 11 14 13 45 50 -5
11. 35 38 11 13 14 45 39 6
12. Feriköy 34 38 10 14 14 31 36 -5
13. 34 38 9 16 13 36 42 -6
14. Beykoz 33 38 9 15 14 43 52 -9
15. 32 38 10 12 16 38 45 -7
16. Yeşildirek
32 38 10 12 16 40 53 -13
17. 32 38 9 14 15 32 44 -12
18. 31 38 11 9 18 29 48 -19
19. Ankara Demirspor 30 38 9 12 17 42 52 -10
20. 23 38 6 11 21 27 55 -28

4. Nesil GSM Hizmeti

Wednesday, March 26th, 2008

“4. Nesil GSM Hizmeti” 4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer GSM standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir.
Bağlantı hızı cep telefonlarında 100mps , wi-fi networklerde 1Gbps’dir.
aynı zamanda wimax band genişliği ile aynı boydadır.


4G is an initialism of the term Fourth-Generation Communications System. A 4G system will provide an end-to-end IP solution where voice, data and streamed multimedia can be served to users on an “Anytime, Anywhere” basis at higher data rates than previous generations. No formal definition is set as to what 4G is, but the objectives that are predicted for 4G can be summarized as follows:

4G will be a fully IP-based integrated system of systems and network of networks achieved after the convergence of wired and wireless networks as well as computer, consumer electronics, communication technology, and several other convergences that will be capable of providing 100 Mbit/s and 1 Gbit/s, respectively, in outdoor and indoor environments with end-to-end quality of service and high security, offering any kind of services anytime, anywhere, at affordable cost and one billing.

Konu başlıkları


Hedefler

4G, hizmet kalitesi (HK) ve kablosuz genişband erişimi,Çok ortamlı mesajlaşma hizmeti, video sohbet, taşınabilir TV, yüksek çözünürlüklü TV kapsamı, DVB,
gibi gelecek olan uygulamaların hız gerekliliklerini oturtmak, ses ve veriler gibi minimal hizmet ve “herhangi bir zamanda-herhangi bir yerde” gerçekleşen diğer hizmetler için geliştirilmiştir. 4G çalışma grubu, aşağıda yer alan konuları, 4G kablosuz iletişim standardının hedefleri olarak tanımlamış bulunmaktadır:–Seyyare 12:20, 15 Ekim 2007 (UTC)

  • A spectrally efficient system (in bits/s/Hz and bit/s/Hz/site),
  • High network capacity: more simultaneous users per cell,
  • A nominal data rate of 100 Mbit/s while the client physically moves at high speeds relative to the station, and 1 Gbit/s while client and station are in relatively fixed positions as defined by the ITU-R,
  • A data rate of at least 100 Mbit/s between any two points in the world,
  • Smooth handoff across heterogeneous networks,
  • Seamless connectivity and global roaming across multiple networks,
  • High quality of service for next generation multimedia support (real time audio, high speed data, HDTV video content, mobile TV, etc)
  • Interoperability with existing wireless standards, and
  • An all IP, packet switched network.

In summary, the 4G system should dynamically share and utilise network resources to meet the minimal requirements of all the 4G enabled users.


Kablosuz Sistem Gelişimi

İlk nesil:
Bu nesilden olan sistemlerin hemen hemen hepsi, sesin, esas trafik olduğu düşüncesini taşıyan analog sistemlerdi. Bu sistemler, sık sık, üçüncü şahıslar tarafından, dinlenebilyor idi. Standartlardan bazıları, [NMT]], AMPS, Hicap, CDPD, Mobitex, DataTac dır.

İkinci nesil:
Bu nesile ait olan tüm standartlar, ticari merkezli olup, dijital şekilde idiler. Şu anki pazarın, yaklaşık %60′ına, Avrupa standartları egemen bulunmaktadır. İkinci nesil standartlar, GSM, iDEN, D-AMPS, IS-95, PDC, CSD, PHS, GPRS, HSCSD, ve [[WiDEN] dir.

Üçüncü nesil:

3G, abone sayısında (şebeke kapasitesindki artış) artış gösteren talepleri, yüksek hızda veri iletimi ve çok ortamlı uygulamalar için gerekli olan hızları karşılamak için, değişikliğe başlamıştır. Bu standarttaki sistemler, temel olarak, 2G sistemlerine ait doğrusal bir gelişimdir. Bunlar, bir tanesi, devre anahtarlamalı düğümleri kapsayan ve bir diğeri, paket yönlendirmeli düğümleri kapsayan, iki paralel altyapıya dayandırılmaktadır.
UTB, IMT-2000 ilk adımının bir parçası olarak, üçüncü nesil şeklindeki hava arabirim teknolojilerine ait özel bir seti tanımlamaktadır. Şu an, 2G’den 3G sistemine geçiş olmaktadır. Bu geçişin bir parçası olarak, pek çok teknoloji, standart hale getirilmektedir.

2G’den 3G’ye:2.75G - EDGE]Gelişimi için geliştirilmiş veri hızları |EDGE ve EGPRS, 3G - CDMA 2000,W-CDMA or UMTS (3GSM), FOMA, 1xEV-DO/IS-856, TD-SCDMA, GAN/UMA.

Benzer şekilde, 3G’den 4G’ye: 3.5G - HSDPA, HSUPA, Super3G - HSOPA/UVG

Dördüncü nesil:
4G çalışma gruplarına göre, 4G altyapı ve terminalleri, 2G’den 4G’ye uygulanan, hemen hemen tüm standartlara sahip olacaktır. –Seyyare 12:24, 15 Ekim 2007 (UTC)

Even though the legacy systems are in place to be adopted in 4G for the existing legacy users, going forward the infrastructure will however only be packet based, all-IP. Also, some proposals suggests to have an open platform where the new innovations and evolutions can fit. The technologies which are being called as 4G though not officially are as follows: WiMax, WiBro, 3GPP Long Term Evolution and 3GPP2 Ultra Mobile Broadband.


Components


Access schemes

As the wireless standards evolved, the access techniques used also exhibited increase in efficiency, capacity and scalability. The first generation wireless standards used plain TDMA and FDMA. In the wireless channels, TDMA proved to be less efficient in handling the high data rate channels as it requires large guard periods to alleviate the multipath impact. Similarly, FDMA consumed more bandwidth for guard to avoid inter carrier interference. So in second generation systems, one set of standard used the combination of FDMA and TDMA and the other set introduced a new access scheme called CDMA. Usage of CDMA increased the system capacity and also placed a soft limit on it rather than the hard limit. Date rate is also increased as this access scheme is efficient enough to handle the multipath channel. This enabled the third generation systems to used CDMA as the access scheme IS-2000, UMTS, HSXPA, 1xEV-DO, TD-CDMA and TD-SCDMA. The only issue with the CDMA is that it suffers from poor spectrum flexibility and scalability.

Recently, new access schemes like OFDMA, Single Carrier FDMA, Interleaved FDMA and MC-CDMA are gaining more importance for the next generation systems. WiMax is using OFDMA in the downlink and in the uplink. For the next generation UMTS, OFDMA is considered in the downlink. On the contrary, in the uplink IFDMA is considered since OFDMA contributes more to the PAPR related issues and results in nonlinear operation of amplifiers. IFDMA provides less power fluctuation and thus avoids amplifier issues. Similarly, MC-CDMA is in the proposal for IEEE 802.20 standard. These access schemes offer the same efficiencies as older technologies like CDMA. Apart from that, scalability and higher data rates can be achieved.

The other important advantage of the mentioned access techniques requires less complexity for equalization at the receiver. This is an added advantage especially in the MIMO environments since the spatial multiplexing transmission of MIMO systems inherently requires the high complexity equalization at the receiver.

In addition to improvements in these multiplexing systems, improved modulation techniques are being used. Whereas earlier standards largely used Phase-shift keying, more efficient systems such as 64QAM are being proposed for use with the 3GPP Long Term Evolution standards.


IPv6

Unlike 3G, which is based on two parallel infrastructures consisting of circuit switched and packet switched network nodes respectively, 4G will be based on packet switching only. This will require low-latency data transmission.

It is generally believed that 4th generation wireless networks will support a greater number of wireless devices that are directly addressable and routable. Therefore, in the context of 4G, IPv6 is an important network layer technology and standard that can support a large number of wireless-enabled devices. By increasing the number of IP addresses, IPv6 removes the need for Network Address Translation (NAT), a method of sharing a limited number of addresses among a larger group of devices.

In the context of 4G, IPv6 also enables a number of applications with better multi-cast, security, and route optimization capabilities. With the available address space and number of addressing bits in IPv6, many innovative coding schemes can be developed for 4G devices and applications that could aid deployment of 4G networks and services.


Gelişmiş Anten Sistemleri

Anten iletişimlerindeki performans, kesinlikle, bir anten sistemindeki gelişimlere bağlıdır.
Son zamanlarda, yüksek hız, çok güvenilirlik ve uzun dizi iletişimleri gibi 4G sistemleri hedefini kazanmak için birden fazla organı etkileyen anten teknololojileri ortaya çıkmaktadır. 90′lı yılların başlarında, veri iletişimine ait artan veri hızı ihtiyaçlarını karşılamak için, pek çok iletim programları, önerilmiştir.

Bir teknoloji, [[uzamsal çoklama], bant genişliği korunumu ve güç verimliliği ile önem kazanmıştır. Uzamsal çoklama, verici ve alıcıda, çok çeşitli antenlerin konuşlandırılmasını gerektirmektedir. Ondan sonra, bağımsız akımlar, eşzamanlı olarak, tüm antenlerden iletilebilir. Bu, verilerin hızını, en az sayıdaki alıcı ve verici antenlerle eşit sayıdaki çok değişik katlar içerisinde artırır. Bu, Çoklu -giriş çoklu-çıkış iletişimleri (ÇGÇİ)olarak adlandırılır. Bundan başka, gücünü kaybeden kanallardaki yüksek hızlı verilerin iletimindeki güvenilirlik, verici ya da alıcıda, daha fazla anten kullanılması ile geliştirilebilir. Bu, ilet ya da değişimi al olarak adlandırılmaktadır. –Seyyare 06:17, 17 Ekim 2007 (UTC)

Both transmit/receive diversity and transmit spatial multiplexing are categorized into the space-time coding techniques, which does not necessary require the channel knowledge at the transmit. The other category is closed-loop multiple antenna technologies which use the channel knowledge at the transmitter.


Yazılım tanımlamalı telsiz telefon(YTTT)

[[Yazılım tanımlamalı telsiz telefon|YTTT], açık, kablosuz yapı şekillerinden biridir. 4G, kablosuz standartlar toplamı olduğundan, 4G cihazının, en son hali, çeşitli standartları oluşturacaktır. Bu, telsiz telefon yakınsaması alanı içinde sınıflandırılan YTTT teknolojisi kullanılarak, etkili bir şekilde gerçekleştirilecektir. –Seyyare 12:33, 15 Ekim 2007 (UTC)


Developments

The Japanese company NTT DoCoMo has been testing a 4G communication system prototype with 4×4 MIMO called VSF-OFCDM at 100 Mbit/s while moving, and 1 Gbit/s while stationary. NTT DoCoMo recently reached 5 Gbit/s with 12×12 MIMO while moving at 10 km/h, and is planning on releasing the first commercial network in 2010.

An Irish fixed and wireless broadband company, Digiweb has announced that they have received a mobile communications license from the Irish Telecoms regulator, ComReg. This service will be issued the mobile code 088 in Ireland and will be used for the provision of 4G Mobile communications.Press Release: Digiweb Mobile Takes 088 RTÉ News article: Ireland gets new mobile phone provider

Pervasive networks are an amorphous and presently entirely hypothetical concept where the user can be simultaneously connected to several wireless access technologies and can seamlessly move between them (See handover, IEEE 802.21). These access technologies can be Wi-Fi, UMTS, EDGE, or any other future access technology. Included in this concept is also smart-radio (also known as cognitive radio technology) to efficiently manage spectrum use and transmission power as well as the use of mesh routing protocols to create a pervasive network.

Sprint plans to launch 4G services in trial markets by the end of 2007 with plans to deploy a network that reaches as many as 100 million people in 2008….

The German WiMAX operator Deutsche Breitband Dienste (DBD) has launched WiMAX services (DSLonair) in Magdeburg and Dessau. The subscribers are offered a tariff plan costing 9.95 euros per month offering 2 Mbps download / 300 Kbps upload connection speeds and 1.5 GB monthly traffic. The subscribers are also charged a 16.99 euro one-time fee and 69.90 euro for the equipment and installation. DBD received additional national licenses for WiMAX in December 2006 and have already launched the services in Berlin, Leipzig and Dresden.

American WiMAX services provider Clearwire made its debut on Nasdaq in New York on March 8, 2007. The IPO was underwritten by Merrill Lynch, Morgan Stanley and JP Morgan. Clearwire sold 24 million shares at a price of $25 per share. This adds $600 million in cash to Clearwire, and gives the company a market valuation of just over $3.9 billion.


Uygulamalar

4G’nin en önemli uygulaması net değildir, ama buna rağmen, 4G şebekeleri tarafından sunulan gelişmiş bant genişlikleri ve veri yayılımı, yayımlanacak olup, daha önceleri, olanaksız durumda bulunan ürün ve hizmetleri sağlayacaktır. Belkide, “en önemli uygulama”, basitçe dile getirilecek olursa, internette, sürekli gezer halde olmak, sınırsız ve her ay gideri için makul bir kat hızına sahip olmak demektir. Mevcut 2.5G/3G/3.5G telefon işletimine dayanan hizmetler, sıklıkla pahalı ve uygulamada sınırlıdır. –Seyyare 11:53, 17 Ekim 2007 (UTC)

Already at rates of 15-30 Mbit/s, 4G should be able to provide users with streaming high-definition television. At rates of 100 Mbit/s, the content of a DVD, for example a movie, can be downloaded within about 5 minutes for offline access.

Fixed WiMax and Mobile WiMax are different systems, as of July 2007, all the deployed WiMax is “Fixed Wireless” and is thus not 4G.


İlk 4G Kablosuz Standartları

Visant Stratejileri çalışmasına göre, bu alanda, çok sayıda rekabetçi olacaktır ve aşağıda yer alan yansımaları vermiştir. –Seyyare 12:38, 15 Ekim 2007 (UTC)

  • WiMAX - 7.2 million units by 2010 (May include fixed and mobile)
  • Flash-OFDM - 13 million subscribers in 2010 (only Mobile)
  • 3GPP Long Term Evolution of UMTS in 3GPP - valued at US$2 billion in 2010 (~30% of the world population)
  • UMB in 3GPP2
  • IEEE 802.20


References


See also

  • IEEE 802.20
  • IEEE 802.21
  • Wi-Fi
  • WiBro
  • WiMAX
  • List of Deployed WiMAX networks
  • 3GPP Long Term Evolution
  • Mesh networking
  • 3G, 3.5G, 3.75G - UMTS, HSDPA, HSUPA, HSOPA (LTE), 1xEV-DO, 1xEV-DV
  • Handover
  • iBurst
  • G4


References

  • (118kb)

BMW

Wednesday, March 26th, 2008

BMW (Bayerische Motoren Werke AG’nin kısaltması)(Türkçe: Bavyera Motor Fabrikası A.Ş.), Alman otomobil ve motosiklet üreticisi. BMW ayrıca, Mini ve Rolls-Royce, otomobil şirketlerinin sahibidir.

Şirketin sloganı ve resmi kurumsal dili İngilizcedir. Sloganı ‘The Ultimate Driving Machine’ yani ‘En Gelişmiş Sürüş Makinası’. Bu sloganla, ünlü Alman teknolojisini ve AR-GE’deki kendine güveni vurguluyor.

Şirket, 1913 yılında Karl Friedrich Rapp tarafından Almanya’nın Münih kentinde kurulmuştur ve mimari olarak meşhur merkezi halen oradadır. İlk zamanlarda sadece uçak motoru üreten şirket, 1928 yılında satın aldığı Fahrzeugtechnik Eisenach A.G. otomobil şirketinden sonra otomobil üretiminine girmiştir. BMW ilk otomobil seri üretimini 1929′da 3/15 PS ismindeki otomobil ile başlamıştır.

BMW ilk olarak uçak motoru üretimi yapan bir firmaydı. Bu yüzden parçalı amblemin mavi kısmı gökyüzünü beyaz kısmıda uçak pervanesini temsil etmektedir.

Model Açılımları şunlardır:

  • 000 i = İnjection(Benzinli),
  • 000 x = 4 Çeker ,
  • 000 ti = Compact ,
  • 000 ci = Cabriolet, Coupe
  • 000 d = Dizel ,
  • 000 xd = Dizel + 4 Çeker,
  • 000 Li = Long (Uzatılmış karoser) ,
  • 000 Ld = Long + Dizel ,
  • Z0 = Z Series (Sport Roadster Serisi) ,
  • X0 = X Series (Arazi Serisi) ,
  • 1xx = 1 Serisi Kompakt Sınıf,
  • 3xx = 3 Serisi Orta Sınıf ,
  • 5xx = 5 Serisi Orta Üst Sınıf ,
  • 6xx = 6 Serisi Sport Coupe Sınıfı ,
  • 7xx = 7 Serisi Üst Sınıf ,
  • Mx = M Serisi (Performans ve Sportif Araçlar),
  • Bx = Alpine Serisi

Konu başlıkları


Dynamic Drive

Dynamic Drive aktif bir süspansiyon sistemidir. Bu sistem ile ön ve arka akslarda bulunan aktif stabilizatörler (’anti-roll bar’lar) sayesinde yatay araç dinamiğinde çok yüksek bir denge sağlanır. Mekanik stabilizatörler içinde dönen hidrolik elemanlar (aktive edici elemanlar), ön ve arka aksta iki adet basınç kontrol valfi üzerinden, sadece virajlar sırasında stabilizasyonu sağlar. Böylece virajlarda oluşan yana yatmalar minimuma indirgenirken, aracın geneldeki seyir konforu en üst düzeyde tutulmuş olur. Dynamic Drive her hızda maksimum ataklığı, optimum direksiyon kontrolünü sağlar. Özellikle arkada oturan yolcular bunun avantajlarını çok net hisseder: Otomobilin arkasında okuma ve çalışma, yanal hareketlerin azalmasından dolayı çok daha keyifli olur. En önemlisi Dynamic Drive, sürücüye direksiyon hakimiyetinde yepyeni bir boyut getirir.


Elektro-Mekanik Park Freni

Elektro-mekanik park freni, hiçbir güç sarf edilmeksizin, kokpite yerleştirilmiş bir düğme vasıtası ile kontrol edilen otomatik bir el frenidir. Aracı park konumunda sabitlemenin dışında iki fonksiyonu daha vardır: “Autohold” ve “Hillhold”. Autohold, otomobilin hareket etmediği anlarda otomatik olarak el freninin devreye girmesini sağlar. Sürücü, diğer tüm otomatik şanzımanlı araçlarda olduğu gibi, durduğu anlarda ayağını devamlı frende tutmak zorunda kalmaz. Harekete geçilmek istendiğinde gaz pedalına basıldığı anda fren kendini otomatik olarak çözer. Hillhold fonksiyonuyla ise otomobilin yokuş yukarı kalkışlarında, otomatik frenleme ve fren çözülmesi sayesinde geri kaymasını önlenir. Motorun çalıştığı anlarda tüm frenleme hidrolik olarak DSC pompası üzerinden yapılır. Ancak motorun çalışmadığı durumlarda frenleme mekanik olarak geleneksel el freni mekanizması üzerinden arka akslarda yapılır. Güvenliğin sağlanması için otomobilin motor çalışırken terk edilmesi durumunda, gaz pedalına basılarak frenin çözülmesi önlenmiştir


Elektronik Süspansiyon Sertlik Kontrolü “EDC”

Elektronik süspansiyon sertlik kontrolü, sürüş konforunu olabilecek en iyi sürüş güvenliği ile birleştirir. Ek olarak bu sistem sayesinde otomobilin yük durumuna bağlı kalmaksızın her zaman aynı kalan süspansiyon özellikleri sağlanır. Ayrıca otomobilin sürüşünü etkileyecek her türlü hareketi sezicilerle sürekli gözlenir. Tüm değerler bir mikroişlemci tarafından değerlendirilir ve çıkan sonuçlara göre amortisörlere komutlar gönderilir. Amortisörlerde bulunan valfler sayesinde sertlik kademesiz olarak ayarlanır ve değişen yol, yük ve sürüş şartlarına göre uyum sağlanır. Frenlemelerde, yol sathından veya virajlı yollarda kullanımdan ya da hızlanmalar sonucunda oluşan gövde hareketleri hissedilir derecede azalır. Ayrıca sürücü, Controller vasıtası ile “Sport” programı yani daha sportif bir süspansiyon ayarını seçebilir.


iDrive

iDrive, sürücünün otomobili sezgisel ve interaktif olarak kullanmasını sağlayan, yenilikçi bir kavramdır. Sayıları azaltılmış düğmeler ve kumanda elemanları sayesinde, sürücü gözünü yoldan neredeyse hiç ayırmaz ve otomobilin iç mekanı sadeleşir. Böylece sürüş ve konfor alanları birbirinden ayrılır. Sürücünün yola konsantre olabilmesi için, Start/Stop kontrol düğmesi gibi önemli tuşlar sürücünün etrafındaki alana yerleştirilmiştir. Ayrıca otomatik klima tuşları gibi konfor fonksiyonlarına yönelik elemanlar ise hem sürücü hem de ön yolcunun ulaşabileceği şekilde ortadadır. Kontrol Ekranı ve bu ekrana giriş yapmayı sağlayan ve sezgisel olarak tek el ile kullanılabilen Controller da bu bölgededir. Controller, sekiz yöne hareket ettirilebilir. Menüler ise bir rüzgar gülü mantığında yerleştirilmiştir. Tüm fonksiyonlar hiyerarşik bir şekilde birincil ve ikincil olmak üzere sıralanmıştır. Radyo ses seviyesi, silecekler, ısı ayarı veya arka cam rezistanı gibi birincil fonksiyonlar alışıldığı gibi birer kontrol düğmesi vasıtası ile kullanılır. Anlık tüketim gibi ikincil fonksiyonlar ise Kontrol Ekranı üzerinden Controller ile kumanda edilir. Böylece sürücü gerçekten dikkat etmesi gereken şeylere konsantre olur.


Aktif Hız Kontrolü

Aktif hız kontrolü, klasik hız kontrolünün (cruise control) geliştirilmiş bir fonksiyonudur. Bu sistemle radar vasıtası ile önceden seçilmiş bir hızın sabit tutulması sağlanır. Radar sezici ve kontrol ünitesi birleştirilmiş ve ön tamponun altında bulunan bir bölgeye yerleştirilmiştir. Bu donanım sayesinde BMW’niz önde giden bir araca yaklaştığında, sistem aracı otomatik olarak farkeder ve önceden belirlenmiş bir mesafeyi (üç değişik ayar mümkün) sabit tutar. Otomobilin önü açıldığında, hafızada bulunan hıza ulaşmak için otomatik olarak hızlanır. Fren pedalına yapılacak küçük bir dokunuş, sistemin devre dışı kalması için yeterlidir. Bu sistem ile sürücü tamamen trafiğe konsantre olabilir ve böylece sürüş konforu artar. Ancak trafik durumuna göre sürüş şekli doğal olarak sürücünün sorumluluk alanı içindedir.


Hi-Fi Professional LOGIC7

Bu Hifi sistemi, tüm bilinen ses formatlarının 13 hoparlör üzerinden çok kaliteli bir şekilde verilmesini sağlar. 7 mid-range, 4 tweeter ve 2 adet merkezi yerleştirilmiş subwoofer ile hiçbir sistemle kıyaslanamayacak bir ses elde edilir. Tweeter’lar ve orta frekans hoparlörleri (100 mm çaplı) aluminyum membranlara sahip olup, subwoofer’lar seramik alaşımlıdır. 6 orta frekans hoparlörü dört kapıya ve arka cam önüne yerleştirilmiştir. Bu hopörlerlerin sonuncusu ise kokpitin tam ortasına monte edilmiştir. Subwoofer’lar (217 mm çaplı) ise ön koltukların altında bulunmaktadır. Bu merkezi bas kavramı ile bas seslerin tüm iç mekana eşit dağılımı sağlanmıştır. Bunu sağlamak için yüksek performanslı hoparlörler aracın tabanına yerleştirilmiştir. Böylece eşiklerde bulunan tüm boşluklar hacimli ses üretimi için kullanılmıştır. Bu düzenleme ile bagaj hacmi daraltılmamış, arka cam önünde oluşan titreşimler önlenmiş ve bas seslerin çok net bir şekilde elde edilmesi sağlanmıştır.


Adaptif Farlar

Adaptif far çalışma sisteminde, virajlar alınırken, sensörler araç hızını, savrulma oranını ve direksiyon açısını tespit ederler. Daha sonra elektro-mekanik bir sistem, virajın yerleşimine uygun bir biçimde xenon farların yönünü ayarlayarak yolun ileri kısımlarında azami düzeyde aydınlanma sağlar. Sizin açınızdan bunun anlamı, gece yolculuklarında güvenliğinizin belirgin bir biçimde artmasıdır.


Aktif Direksiyon

Nasıl Servotronic, klasik hidrolik direksiyon yumuşaklığını hıza göre ayarlayarak konfor ve güvenliği birleştiriyorsa, Aktif Direksiyon (active steering) da direksiyonun tur sayısını hıza göre ayarlar. Bu olağanüstü özelliğe sahip bir otomobilde, düşük hızlarda çok kısa turlu bir direksiyona sahip olur ve hafif direksiyonunuzu çok az çevirerek park ve manevra kolaylığı yaşarsınız; yüksek hızlarda ise tur sayısı artarak otomobilin yön tutuş dengesini artırılmış, güvenli ve rahat kullanımı garantiye alınmış olur.


ASC + T ( Automatic Stability Control + Traction) :

Kalkışlarda veya buzlu ‘kaygan’ yollarda viraj dönüşlerinde, tahrik tekerleklerinde ambelaj (birinde veya her ikisinde, farklı oranlarda dönüş sayısı artışı) oluşur. Sistem ABS sensörlerinden devir uyarısı alarak ‘tahrik tekerlekleri’ serbest tekerleklerden gelen devir sinyaliyle karşılaştırır. Belli bir değerin üzerinde ambelaj söz konusu olursa ambele olmuş tekerlekleri bu durumdan kurtarmak için DME (Digital Motor Electronic) ile haberleşerek motordan gelen torku azaltma yoluna gider. DME , bu talebi yerine getirmek için: ateşleme zamanını geciktirir, enjökterlerdeki yakıt miktarını azaltır, gaz kelebeğini kısma işlemlerini yapar. Buna ek olarak sistem ambelaj oranları arasında sağ ve solda fark varsa, sağ ve/veya sol tekerlekleri ABS sistemine komut verilerek frenler; bu arada boylamasına kararlılık da kaybolmaz.


ABS (Antilock Braking System) :

Aracın frenlenmesi sırasında, yol yüzeyinde lastiklerin tutunabilme gücüne göre belirli bir fren dozajı aşıldığında tekerlekler bloke olurlar. Frenlenen tekerlekte oluşan blokaj sorununu çözebilmek için ABS sistemi fren hidrolik sıvı basıncını belirli bir aralıkta azaltır veya çoğaltır. Bunun için ABS sistemi 4 tekerlekte de bulunan tekerlek devir sensörlerinden uyarı alır ve fren hidroliği basıncını düzenler. Bu durum frenleme sırasında aracın savrulmasını engeller ve kararlığı artırır. Aracın frenlenmesi sırasında boylamasına kararlılık kaybolmaz; tekerlekler bloke olmazlar, maksimum frenleme sırasında bile direksiyon hakimiyeti kaybolmaz, düşük sürtünme katsayılı yollarda frenleme sırasında tekerleklerde blokaj oluşumu engellenir.


Servotronic

Klasik hidrolik direksiyon sistemine sahip araçlarda düşük hızlarda sürüş kolaylığı ve konfor sağlanırken yüksek hızlarda direksiyon cevabının yumuşak olması nedeniyle aktif güvenlik azaltır. Bu yüzden servotronic sistem hidrolik direksiyon sisteminin güç desteğini araç hızına bağımlı kılar. Park manevralarında maksimum konfor, yüksek hızda aktif güvenlik standardizasyonu ve direksiyon cevabının daha net hissedilmesini sağlar.


DSC (Dynamic Stability Control)

Otomotiv literatüründe ESP (Elektronik Stabilite Programı) olarak bilinen donanımın BMW uyarlamasıdır. Belli bir hızın üzerinde viraja girildiğinde araçta oluşan oversteer ‘aşırı dönme’ ve understeer ‘az dönme’ problemlerini algılayarak ASC+T ve ABS sistemlerini kullanarak problemi fiziksel limitler dahilinde çözen üst hiyerarşide bir sistemdir.


CBC (Cornering Braking Control)

(Köşe Frenleme Kontrolü): Otomobil viraj içinde iken hızla frene basıldığında eğer arkadan tahrikli ise genellikle aracın burnu viraj içine, arkası viraj dışına kayma eğiliminde olur (oversteering). Önden tahrikli ise genellikle burnu viraj dışına kayar (understeering). Böyle bir durumda frenleme esnasında arka tekerleklere, klasik sistemlerdeki eşit basınçta fren etkisi uygulandığından bloke olabilirler. CBC sistemi burada devreye girerek bu tekerlekteki fren gücünü limitler. Normal şartlarda ilerleyen araç sağa doğru bir virajda iken sol arka tekerlek; sola doğru virajda iken sağ arka tekerlekteki devir sayısının daha fazla olması gereklidir. Viraj esnasındaki ani frenleme ile yukarıda bahsedilen dengenin bozulması durumunda CBC sistemi, sadece viraj içi arka tekerleğin devrinin yükselmesini, diğer tekerleklere oranla engelleyecektir. Bu durumda olası spin tepkisi engellenmiş olacaktır. Aynı zamanda bu sistem, fren ile viraj dışında kalan max.yükteki ön tekerleğe daha fazla fren gücü kullandırma yetkisine sahiptir.


DBC (Dynamic Braking Control)

Bu sistem tamamen sürücünün panik durumlarda frenlemesine yardımcı olacak şekilde programlanmıştır. DBC fren pedalı basıncını ve ayağın gaz pedalından çekiliş hızını parametre olarak kullanır. Sürücü aniden ayağını gazdan çekip frene bastığında, sistem bunu panik durum olarak algılar ve bir insanın yapamayacağından daha hızlı ve etkili bir frenaj sağlar. Kısacası tehlikeli durumu algılayıp sürücüden daha önce fren sistemini gerekli basınçla harekete geçirir bunu hidrolik etki ile yapar. Daha önce bir rezervuarda toplanan yüksek hidrolik basınç böyle bir durumda serbest bırakılarak çok hızlı bir şekilde tekerleklere dağıtılır.


SMG (Sequential Manual Gearbox)

SMG teknolojisi [1] BMW tarafından Formula yarış arabaları için geliştirilen ve sonradan günlük kullanım için üretilen BMW’lere adapte edilen bir şanzımandır. SMG şanzıman otomatik bir düz vites sistemi olarak düşünülebilir. SMG şanzımanlı BMW’lerde debriyaj vitesi yoktur, şanzımanın kendi içinde otomatik debriyaj sistemi vardır. Vites orta konsoldaki vites kolunun ileri ve geri itilmesiyle ve direksiyonın sağ ve solundaki pedalların geriye çekilmesiyle değiştirilir. BMW mühendisleri aynı zamanda vitesin ne kadar çabuk değiştirilmesini kontrol etmek amacıyla orta konsola vites değiştirme hızını ayarlamak için bir düğme koymuşlardır. En hızlı konuma getirildiğinde vites saniyenin çok altında değiştirilmekte fakat bu hızlı değişimler arabayı sarsmaktadır. Yeni bir kullanıcının SMG şanzımana alışması 1 ay kadar alabilmektedir [2]. Bunun en büyük nedeni ise diğer arabalardaki otomatik vitesten farklı olarak vites geçişleri sırasında ayağın gazdan kaldırılmasının gerekliliğidir. SMG şanzıman en çok M serisi arabalarda tercih edilmektedir, hatta 2006 yılında çıkan M5 serisinde ve 2008 yılında çıkacak olan yeni M3 serisinde SMG şanzıman standart olacaktır.


VANOS

Motor alt ve üst devir aralıklarında gezinirken, kam millerinin(sübapların hareketini sağlayan miller, egzantrik mili) sübap açılma-kapanma avansını değiştirebilen sistemdir.Sonuç olarak daha şişkin bir tork eğrisi elde edilir. Temelde emme ve egzoz subaplarının kesişme zamanlamasını arttırıp azaltma prensibi ile çalışır.


Valvetronic

Seri motor üretiminde benzersiz bir teknolojidir.Valvetronic sayesinde hava emme valflerinin sürekli değişken hareketleri sağlanarak motorda gaz kelebeğine ihtiyaç duyulmaz. Daha az tüketim, daha düşük egzoz emisyonu, bununla beraber daha dinamik ve anında tepkili bir sürüş avantajı elde edilir.


Model Gelişimi

  • BMW E3 — (1968–1977) 2.5, 2.8, 3.0, 3.3 “New Six” sedans
  • BMW E9 — (1969–1975) 2800CS, 3.0CS, 3.0CSL “New Six” coupés
  • BMW E12 — (1972–1981)
  • BMW E21 — (1975–1983) 3 Series
  • BMW E23 — (1977–1986) 7 Series
  • BMW E24 — (1976–1989) 6 Series
  • BMW E26 — (1978–1981) M1
  • BMW E28 — (1981–1988) 5 Series
  • BMW E30 — (1982–1991) 3 Series
  • BMW E31 — (1990–1999) 8 Series
  • BMW E32 — (1986–1994) 7 Series
  • BMW E34 — (1988–1995) 5 Series
  • BMW E36 — (1991–1999) 3 Series
  • BMW E36/5 — (1995–1998) 3 Series Compact (US market known as “318ti”)
  • BMW E36/7 - (1996-2002) Z3 Series Roadster
  • BMW E36/8 - (1998-2002) Z3 Series Coupé
  • BMW E38 — (1994–2001) 7 Series
  • BMW E39 — (1996–2003) 5 Series
  • BMW E46/5 — (2000–2004) 3 Series Compact
  • BMW E46/4 — (1998–2005) 3 Series Sedan
  • BMW E46/3 — (1999–2005) 3 Series Touring/Sports Wagon
  • BMW E46/2 — (1999–2006) 3 Series Coupé
  • BMW E46/C — (1999–2006) 3 Series Convertible
  • BMW E52 — (2000–2003) Z8
  • BMW E53 — (2000–2006) X5
  • BMW E60 — (2004–present) 5 Series
  • BMW E61 — (2004–2007) 5 Series Touring/Sports Wagon
  • BMW E63 — (2004–present) 6 Series coupé
  • BMW E64 — (2004–present) 6 Series convertible
  • BMW E65 — (2002–2007) 7 Series short wheelbase
  • BMW E66 — (2002–2007) 7 Series long wheelbase
  • BMW E67 — (2002–2007) 7 Series Protection
  • BMW E70 — (2007-present) X5
  • BMW E83 — (2004–present) X3
  • BMW E85 — (2003–present) Z4
  • BMW E86 — (2006–present) Z4 Coupé
  • BMW E87 — (2004–present) 1 Series
  • BMW E88 — (2008) 1 Series Convertible
  • BMW E89 — (2009) Z4 roadster
  • BMW E90 — (2005–present) 3 Series
  • BMW E91 — (2005–present) 3 Series Touring/Sports Wagon
  • BMW E92 — (2006–present) 3 Series Coupé
  • BMW E93 — (2007–present) 3 Series Convertible
  • BMW F01 — (2008) 7 Series
  • BMW F02 — (2009) 7 Series long wheelbase
  • BMW F03 — (2008) 7 Series Protection
  • BMW F04 - (2009) 8 Series Light Base
  • BMW F10 — (2010) 5 Series
  • BMW F11 — (2012) 5 Series Touring/Sports Wagon
  • BMW F12 — (2011) 6 Series Coupé
  • BMW F13 — (2011) 6 Series Convertible
  • BMW F14 — (2011) LC5


BMW Model Yılları ve Teknik Verileri


BMW Hakkındaki Linkler

  • BMW.com Uluslararası resmi sayfa
  • BMW.com.tr Türkçe resmi sayfa
  • Borusan Oto Bmw Türkiye Distrübitörü
  • BMW.de Bmw Deutschland
  • BMW Motosiklet Bmw Motosiklet Dünyası Türkiye

Barak

Monday, February 25th, 2008

Barak, ses genligi bir oktavı geçmeyen, çok sık resitatiflerin, trillerin ve zaman zaman ters glisandoların yapıldığı usulsüz bir sözel türdür. Motif ve küme sekilemesi türü belirleyen diger bir özelliktir.

Download yöneticileri listesi

Thursday, February 7th, 2008


Grafiksel

  • Aria [1]
  • BlackWidow [2]
  • D4X [3]
  • Download Accelerator Plus
  • Download Dolphin [4]
  • Download Express
  • DownloadStudio
  • DownThemAll [5] (Firefox extension)
  • FileOwner 2005 [6]
  • FlashGet
  • Free Download Manager
  • Fresh Download [7]
  • Getleft [8]
  • GetRight [9]
  • Gigaget [10]
  • Go!Zilla
  • HiDownload
  • Interarchy
  • Internet Download Accelerator [11]
  • Internet Download Manager
  • KGet
  • LeechGet
  • Mass Downloader [12]
  • Net Transport
  • NetAnts
  • NetPumper [13]
  • Offline Downloader [14]
  • Orbit downloader [15]
  • QuickDownloader
  • ReGet
  • Speed Download [16]
  • Star Downloader
  • Teleport Pro [17]
  • TrueDownloader - free and open source
  • WackGet [18] - Açık Kaynaklı.
  • WebStripper [19]
  • WellGet [20]
  • WinGet
  • wxDownload Fast


Yazımsal

  • aria2
  • File and Web Page Downloader
  • cURL
  • wget has optional third-party GUI